top of page

susuyorum............

  

Kimin niyetine neyin kısmet olduğu , yüzyıllardır çözülemeyen bilmecenin içinde kaybolup gittiğini izliyoruz usulca. Hakikat doğru bildiğin  her şey Takkola’nın tepesine inen sis misali silikleşmiş belirsizleşmiş. Sokaklar ,özgürce dolaştığın nice aşklar yaşadığın sevdalarına şahit olan sokaklar ,daha on sekizinde amansız kavgalara girdiğin uğruna can verdiğin o sokaklar artık karanlık anlamsız ve yaşayan ölülerle dolmuş, herkesin bireysel yaşadığı toplum bilincinden uzak birlikte yaşama arzusundan kopmuş dehlizlere dönmüş.

Şafağın ilk ışıklarıyla bugünümüze şükür ve Bismillah ile uyanan ,merhametli asil nesil, yerini bugün hangi ruhu nefessiz bıraksam ,hangi eve ateş düşürsem diye uyanan alçak pusulara gebe olmuş katil bir nesle dönüşmüş. İnsan katili ,umut katili, masumiyet katili.

Memleketimin bereketli topraklarında gafiller ve hainler el ele verip ayaklarıyla tüm değerlerimi çiğnerken ,benim Türk yurdumda çaşıtlar, yağılar kol gezerken bu kadim toprağın öz sahipleri üzerlerine serpilmiş ölü toprağın altında sonsuz ve anlamsız bir sessizliğe gömülmüş ....

Gerçekler, boynuma dolanan bir ilmek gibi beni boğuyor. Göğsümün altında, kalbimde ve ruhumun her bir hücresinde, gün boyunca biriktirdiğim onlarca cesetle dolaşıyorum . Her gün, gün  batana kadar süren bu kıyımın ardından, geceleri kısa bir ateşkes ilan ediyorum kendi içimde. O ölüleri, içimdeki o derin ve sessiz mezarlara birer birer gömüyorum, savaş dindi sanıyorum; ta ki bir sonraki günün ilk ışıkları, ruhumu yeniden o amansız kuşatmanın içine alana dek.

Bu anlamsızlığı ve kişioğlunun bu bilinmeze ve karanlığa aşık oluşunu hiçbir mantıkla açıklayamıyorum ve susuyorum.


 
 
 

Yorumlar


Yazı: Blog2_Post

©2020, HAYATA DAİR tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page