top of page

selamsızlara gelsin...

28 Tem
1 dakikada okunur

"Kişioğlu çiğ süt emmiştir," derler; hakikat payı da az değildir hani. Lakin akıl denilen o muazzam dizayn , bazılarında hiç yoktur,bazılarına da sayıyla verilmiştir.  Akıl dediğimiz hayvanlar aleminden ince bir çizgiyle, zarif bir farkla ayrılır ki, o da kendini aşma, kendini yetiştirmeyle devam eder gider.

  Aradan asırlar, devirler geçip de insanlık "çalışma hayatı" denen o meşakkatli oyun sahnesini kurduğundan beridir, bu çark hep aynı kısır döngüyle dönmektedir.   Kişioğlu çalışmış, çabalamış, didinmiş; kimleri görmüş görecek te olmuş ama  nice tuhaf tiplerle de karşılaşmıştır.

Bugünün modern zamanlarına çalışma hayatına bakınca bu iki sözüm ona kelime ile karşılaşırız. : Aidiyet ve takım çalışması.  İşe alımlarda , mülakatlarda üzerlerine titrenen bu ifadeler  ne yazık ki kâğıt üzerinde kalan birer masaldan öteye geçmez. Kişioğlunun çalışma hayatı masalı “ bir varmış bir yokmuş” la başlar ,sonrasında ya mutlu sonla biter ya da gerçek idareciler tarafından tespit edilir hüzünle biter.

Öyle ki, etliye sütlüye karışmayan , bırakın bir işin ucundan tutmayı, sabahları mesai arkadaşına bir "günaydın"ı, bir "merhaba"yı bile çok gören sözüm ona insancıklar türemiştir şimdi.   Bir selam vermek, yanından süzülüp giderken başını çevirip "merhaba" demek sanki omuzlarına binen dağlar kadar ağır bir zul, geçit vermez bir azap ,tonlarca yükün altında preslenmek gibidir  onlara.

İnsan hayret ediyor; ne zannederler kendilerini, hangi dağın ardında unuttular asıllarını? Anlamak mümkün değil.

Masal bitti bazı masallar şöyle biterdi gökten üç elma düştü ,biri bu yazıyı yazana diğeri okuyana çürük olan da selamı sabahı unutan kibir abidelerinin başına olsun.

 
 
 

Yorumlar


Yazı: Blog2_Post

©2020, HAYATA DAİR tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page